Ufacık Bir Gülüşün Yeter...
9 Haziran 2019 Pazar
Açık konuş!
Gözlerinin parıltısı beni mutlu ediyor. Ama bir o kadar da kendimden utanıyorum. Suçlu hissediyorum. Hissetmek istediklerimi saklıyorum aslında. Mutluluk kavramım kaçtı belkide.
Bu kadar karmaşık ve komplike bir hayat beni sıkıyor. Daha düz, dümdüz yaşamak istiyorum artık. Belli ki sende istiyorsun. Yada bana öyle hissettiriyorsun. Niye açık açık konuşamıyoruz. Ayıp olan ne? Klişe ve toplum baskısı fikirlerimizi niye bu kadar kontrol ediyor anlamıyorum.
Söyle ulan işte. Seni seviyorum de. Ben başkasını istemiyorum de. Lanet olsun düşündüğümüz diğer insanlar. Kendimizi düşünmeyi unuttuk. Kendimizden çok başkalarını düşünmekten.
Gözüne bakarken heyecanlandığın, telefonunu açarken nabzını yükselten birşey, biri var. Daha ne arıyon ki. Başkasıyla niye ömür geçiriyon ki. Buldun işte onu. Biraz savaş onun için. Sana gelmesini beklersen daha neler kaçacak kim bilir.
Sabredecek halim kalmadı. Hayat hiçbir zaman daha güzel olmayacak. Dertler tasalar bitmeyecek artık bunu öğrendik. Öyleyse nedir beklediğimiz. Yetmedimi bu bekleyiş.
Gel artık olacaksa olsun. Ben çabuk sıkılırım bilirsin. Zaten bitek sen bilirsin. ,
Başka kimim varki..
09.06.19
13 Aralık 2018 Perşembe
Gerçek
Kraker
Belki de zamanında yaşanılanlar unutulacaktı bu şekilde. Hayal kırıklıkları her tarafını sarmıştı ve karşı cinse gram değer verilmiyor, sözde dalgaya alınıyordu. Ona göre bir daha eskisi kadar saf ve temiz duygularla yaklaşmak ahmaklıktan başka birşey değildi.
Eskiden önemsediği krakerler düşünüldüğünde ortada bir çelişki vardı...
Nasıl oldu bilinmez. Ertesi gün fakültenin karanlık ama güzel manzaralı bir yerinde sesler titreye titreye oldu. Sen söyle sen söyle diye diye oldu. Mutluluk oldu. Uzun süre görüşememeler olsa da tam dört yıl oldu ona Hatun diyeli.
Belki de son oldu.
H.E.
7 Ocak 2018 Pazar
Ses
Sessizlik kötüdür, her türlüsü ama.. hele ki kendi içindeki en fenasıdır... mutlaka bir nida olsun istersin çevrende... boş boş duvara ya da sağa sola bakarken, yolda yürürken bile duymak istersin o sesi... ellerinin sesini bile ararsın çırpmadığında... ne kadar meşgul olursan ol ruhun onarılmak için bekler o sesi... dokunsun istersin yüreğine... çevrendekileri umursamadan, kim var kim yok dinlemeden, hatta bir saksıyı bile iplemeden, kuşlara, kedilere, toprağa ve rüzgara inat beklersin o sesi... kulağınla topraklama yapıp üzerindeki ağırlığı alsın istersin o sesin... senden koparılanların o sesle yeniden bir araya geleceğini bilirsin çünkü... denizleri o sesle geçmek, ağaçlara o sesle tırmanmak istersin... bir sonraki sessizliğe kadar o sesten mahrum kalmak istemezsin...
Sesiyle hayatıma resim çizmeyi becerebilen kız... doğum günün kutlu olsun...
İyi ki varsın.
24 Kasım 2015 Salı
Anlaşmazlık!
22 Ekim 2015 Perşembe
Gülücük :)
Düşünüyorum da eskiden nelere ağlar nelere gülermişim. Duyguları ifade edemeyince ağlardım hep. Neden diye de hiç sormazdım kendime. Çocukluk işte..
Peki ya şimdilerde nelere gülüyorum yada ağlaya biliyor muyum birşeylere? Belki..
Ama senin yüzündeki gülücük eksik olmasın. Bana yaşam kaynağı ol gülücüğünle. Asık suratına tahammülüm yok, görmek istemem.
Dediğim gibi ben mutlu olmak isterim, mutsuz etmekte istemem..
"Hatun!"
Senin yerine kullanılan sıfatlar yapmacıkmış meğersem.
Peki ya sen kime karşılık geliyorsun bende?